DOKUZ
Aslında bir orman burası
ne çok çiçek ne çok ağaç
Kahkaha da var gözyaşı da
Aslında bir sır burası
ne çok kapı ne çok perde
Anahtarlar ve tutacak eller
gören de var gözeten de
Aslında kavuşanlar hep burada kavuştular
çatı da var tuğla da
Zilini çaldık , içeri aldılar
gel dediler gel
dön dediler dön
gör dediler gör
Gittim, döndüm, gördüm
Bir bakış verdiler, içime nakşettiler
Bir söz verdiler, dilime nakşettiler
Tünele yürüttüler, izini sürdürdüler
Kendini bul dediler, kendini bul!
Anlarsın dediler
ayaklarını yere vurdukça
ve göğe bakıp haykırdıkça
Sunan da varan da olan da
sunan da varan da olan da
Su dokuzda dokuz suda ,
dokun suya dokunanda
Vurulan da vurunca da
dokuzda kal dokununca…