DENEMEEŞİK

Ben bir torun değilim artık.

Öyleyim, böyleyim; oyum var, şurada çalışıyorum, burada yaşıyorum, şunu yapıyorum…

Peki neyim yok, artık… Bunu da söylememe müsaade olur mu? Söyleyeceklerime yer olur mu burada?

Biraz da “yok”tan konuşmak istiyorum izninizle.

Mesela,
ben bir torun değilim artık.

Benim artık büyükannem veya büyükbabam yok.
…

Anneannemin ölümünü izleyen günlerde sokakta bir hayalet gibi gezinirken yanımdan geçen yaşlıları çevirip “Benim artık bir büyükannem, büyükbabam yok,” demek ister hüzünlenirdim. Bunu yapsaydım ne olurdu bilmiyorum. “Ah! canım,” deyip bana sarılmaları sanıyorum romantik bir düşünce; büyük ihtimalle onları ürkütürdüm.

Bazen de sokakta torunlarıyla gezen büyükleri gördüğümde neşelenirdim, onlara gülümserdim kocaman. Farkındalar ya da değiller bilemem ama torunlarıyla geçirdikleri o anlar, onlar için güzel anlar, diye düşünürdüm; onlara içimden seslenirdim: “Hey! Burada neşenizi paylaşan biri var. Size katılabilir miyim peki? … haydi Gamze’cim sen yoluna devam et istersen…”

Anneannem öldüğünde zemin altımdan kayıverdi, diye yazmıştım sevgili Berna’mın kitabına. Beni tutan yalnızca yerçekimi değil miydi yoksa! Birilerine torun olmam, birilerinin bana büyük anne-baba olması beni buraya kökleyen şeyler miydi? O zaman beni tutan başka şeyler neler?

Geldik mi yine “var”lara?

Ama bana müsaade. Ben bugün “yok”tan konuşacağım.

Ben bir torun değilim artık.

Benim artık büyükannem veya büyükbabam yok.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir