DENEMEEŞİK

Korku

Korkuyoruz. 
Sevginin yatıştırıcı doğasından. Terk edilmekten korkuyoruz.Unutulmaktan. 
Hakkımızda konuşulmasından. 
Kilo almaktan. Çirkinleşmekten. Rekabet edememekten. 
Yalnızlığın acılaşmış tadı damağımızda, “bağ kurmaktan” korkuyoruz. 
Dostluklardan. Samimi sohbetlerden. Büyümekten. Sorumluluk almaktan.
Yakınlaşmaktan. Bir başkasının, kalbimizin en kuytu köşesini görmesinden. Gerçeklerden. 
Uzun yollardan korkuyoruz en çok. Kestirmeden kaçarken, yolculuğun tadına varamıyoruz.

Hayal kurmaktan korkuyoruz. En büyük düşümüzü hatırlamaktan. Hatırlarsak, başarısız olmaktan. Düşmekten. Alaycı gülümsemelerden.

Sevmekten korkuyoruz. Çok biliyoruz ya. Bilince “lider” oluyoruz. Aklı kalbe değişmişiz, bir de gurur duyuyoruz bununla. “Akıllı ol!” diyoruz öğüt verirken. Verdiğimiz öğütler sabun köpüğü. Kim söylediğini yapıyor ki?

Aç kalmaktan korkuyoruz. Parasızlıktan. Yarınlardan. 
Kontrol edememekten . Biri ölünce anlıyoruz ama kontrolün bizde olmadığını… Cenazede “ermiş”, sokakta “çok bilmiş” oluyoruz.

Fırsatlardan korkuyoruz. Kapılardan. Hak ettiğimiz hayatı yaşamaktan. Yaratıcılığımızdan.

Bırakmaktan korkuyoruz. Bitmiş ilişkiler çöplüğünde sahte hayatlar yaşıyoruz. Maskeler kullanıyoruz “yüz” yerine. Deri değiştirmekten, yaralarımızı yalamaktan, vahşi doğamızdan korkuyoruz.

Değişmekten korkuyoruz, ruhsal devrimler bize uzak. Sessizlik “cehennem” bazılarımız için.

 Durmaktan korkuyoruz. Yavaşlamaktan.

Hasta olup, ölmekten korkuyoruz. Tanrı’dan. Günahlarımızdan.

Hakikatten. Cennetin de cehennemin de saklı olduğu yerden. Kalbimizin içinden korkuyoruz.

Yaşamaktan korkuyoruz. Bir çocuk gibi eğlenmekten. Oynamaktan. Kazanmanın ya da kaybetmenin amaç olmadığı bir hayattan. Günlerden. Gecelerden. Zıplamaktan. Kahkaha atmaktan. Ağlamaktan. Acı çekmekten.

Âşık olmaktan. En çok da aşktan.  Aşkın ateşinde eriyip yok olmaktan.

(Ateşe korkusuzca atlayanlar, bir başkası için de ateş yakma hakkına sahiptir.)

Nazlı Akın

1975 yılında İstanbul’da doğdu. Çocukluğu, Üsküdar’ın sokaklarında koşup oynayarak geçti. Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’ndeki oyunları izlerken tiyatro tozu yuttu. İstanbul Üniversitesi Piyasa Araştırmaları ve Reklamcılık Bölümü’nde okurken tiyatro çalışmalarına katıldı, oyunlarda rol aldı. 1995 yılında Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü’nü kazandı. Okulu bitirdi. Dizilerde ve filmlerde rol aldı. 2004 yılından beri seslendirme oyuncusu. Çizgi film seslendirmeyi çok seviyor. 2020’den beri öykü atölyelerinde yazıyor. Derin okuma atölyelerinde “nitelikli okur olma” yolunda ilerliyor. Edebiyat dergilerinde şiirleri, öyküleri yayınlanıyor. Okumayı, yazmayı çok seviyor. “Mavi Saz” isimli öyküsü, 3. Eskişehir Kral Midas Öykü Yarışması’nda ikinciliğe layık görüldü.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir